Uysal ama çılgın bir kediyim.Her an yırtıcı bir pantere dönüşebilirim.Kafamın tasını attırmasınlar yeter.Karışan,bulaşan,sataşanlara uyuz olurum.Herkes kendi bildiği doğrularıyla kendi hayatını yaşasın gitsin.Daha ne!Ve hatta sana ne!Yaşayacaksan adam gibi yaşa!Zaten hayat çok kısa!

30 Nisan 2008 Çarşamba

BAŞLARININ TACI MIYIZ????

Reklamcılık öğrencilerinin bile hazırlayamayacağı basitlikte,iğrenç, çirkin bir reklam.
Reklamlarda izliyorsunuzdur yeniden videosunu koymadım ama youtubedeki yapılan yorumlara bakmak için reklama tıklayabilirsiniz.

Eyy kadınlar!
Evet evimiz en kutsal,en güzel alanımız.Hiç kimse evinden başka yerde rahat ve mutlu değildir,kabul!
"Ayyy ne hoş bi reklam,nevresimin güzelliğine bakkk" diye izleyip geçmeyin.
Kafayı çalıştırın!
Kadına reva görülen duruma bi bakın,silkinin kendinize gelin!Azcık gözünüzü açın be!
Bu ,sonu çok belli bir ideolojinin makyajlanıp sunulması,kadını yavaş yavaş sindirme politikası !
Tıpkı kurbağanın altından suyunu yavaş yavaş ısıtılarak mayıştırılmasına benziyor.Böylece kurbağa hiç bir şeyin farkına varmadan yavaş yavaş geberip gidiyor!
Oysa kaynar suya atılan kurbağa zıplar çıkar sudan biliyorsunuz!

Lütfen üşenmeyip şu iki yere bir mail atın!
TAÇ perde mailto: tac@zorlu.com
Reklam Özdenetim Kurulu: rok@rok.org.tr


"Yaa ben şimdi maile ne yazayım üff"mü diyorsun?
Kopyala yapıştır ve gönderin lütfen!
Al sana örnek mail.

BİZİ TAÇ'LA KANDIRAMAZSINIZ!

"""Sayın Yetkili,
Yayınlamakta olduğunuz Taç ev ürünleri reklâmlarınız kadınların toplumsal yeri hakkında çocuklar ve gençler üzerinde yanlış izlenim bırakmaktadır. Ayrıca kadınları da aşağılar niteliktedir.Günümüz kadınları yalnızca evlerinde mutlu olamazlar. Özgür olmak isterler. Yaşadıkları sosyal çevreyle iletişim halinde olmak isterler. Ekonomik olarak bağımsız olmak isterler. Çalışmak ve üretime katkıda bulunmak, kariyer yapmak isterler. Okumak, yazmak, çizmek ve sanatsal yaratımda bulunmak, kültür almak isterler. Bilimsel faaliyetler içinde yer alırlar, buluşları için patent almak isterler, fikirleri ile girişimlerde bulunmak isterler. Çocuklarını kocalarıyla beraber özgür bireyler olarak yetiştirmek isterler. Hatta mutlaka "evlenmek" istemeyip yaşamına cinsel anlamda da özgür devam etmek isterler. Ve bunları erkek hegemonyasının dayattığı tüm zorluklara rağmen başarmaktadırlar!
Elbette kadınlar da tıpkı erkekler gibi evlerini, yaşam alanlarını sevmek, içlerine sindirmek isterler ama kendilerini evlerine kapatıp histerik bir şekilde perdelerini seven kadın yoktur. Hele mutlulukla temizlik yapan kadın asla bulamazsınız, temizlik zor bir emek sürecidir.
Bu tür reklâmlarda neden sigortalı bir temizlikçi kadını ya da bir erkeği kullanmıyorsunuz? Hedef kitleniz yanlış mı etkilenir? Sizin hedef kitleniz kimler? Nasıl bir dünya hayal ediyorsunuz? Çünkü kusura bakmayın ama hiç iyi bir izlenim bırakmıyorsunuz!
Bu yanlıştan vazgeçmenizi, reklâmlarınızı derhal yayından kaldırmanızı ve bir daha kadınlara bu tür bir zihniyetle yaklaşmamanızı rica ediyoruz.
Bizi Taç'la Kandıramazsınız !!

*Reklam Özdenetim Kurulu Uluslararası Uygulama Esasları Toplumsal Sorumluluk Madde 4:
Pazarlama iletişimi ırka, ulusal kökene, dine, cinsiyete, yaşa, zihinsel ya da bedensel özre veya cinsel tercihlere dayalı ayrımcılığı desteklememeli, ya da yapılan ayırımcılığı görmezden gelmemeli, insanlık onuruna saygı göstermelidir.Pazarlama iletişimi haklı bir neden olmaksızın, korku duygusundan yararlanmamalı , şanssızlık ve acı gibi unsurları sömürü malzemesi olarak kullanmamalıdır.Pazarlama iletişimi şiddet hareketlerine yol açıcı ya da bunları görmezden gelici öğeler içermemeli, yasadışı veya toplum dışı davranışları yüreklendirmemelidir.
Pazarlama iletişimi, batıl inançları istismar etmekten kaçınmalıdır."""


Bir mail atmaya üşenirsen bir sonraki reklamı ben size yazıvereyim bakın:
3 bebesine bakmaya çalışan,ev işlerinden acınacak hale gelmiş hamile ve türbanlı bi kadın ,yanında çarşaflı 2 kumasıyla evdedir.Evinin her yeri bok gibi TaÇ markadır.
Evin herifi, 3 karılı ,12 çocuklu öküz işten döner.
Evinde mutlu! tüm karılar biricik kocalarının ayaklarını yıkarken
evin öküz herifi de şarkıya başlar:

"evimde mutluyum bennnnnn,
kerhaneye gitmem,
orospulara bakmam,
şeyimin ağarmış kıllarına bakmadan
3 karıyı idare ederim,her karıdan 4 bebe yaparım
Sorana posta koyarım
Yeşil sermayeden bok gibi para kazanırım
Kerhaneyi evimde kurarım
çuk bende çuk bendeeeeeee
Evimde mutluyum bennnnnnnnnnn
Mal bende mal bendeeeee"

29 Nisan 2008 Salı

SON DAKİKA

Yavrularının banyoda çıplak yada porn oğrafik resmini koymayan ve bi aşağı yazımda bahsettiğim bazı tip blogerlar bebelerinin kaka yaparken ki hallerini koyuyorlar!
Hadi ilk diş,ilk emekleme,ilk adımı,ilk anne deyişi yani her "ilk" hallerinin paylaşımını anlarım!
Ama ya ilk kaka yapış!

Üstelik bir kız çocuğu,annesi tarafından güzelce bezi çıkartılıyor,"....şimdi kaka yapacakkkk"diye nidalarıyla klozete oturtuluyor!!
Bu banyo fotoğrafından daha mı az tehlikeli bilmiyorum ama bildiğim bişii var ki ilerde o kız çocuğu büyüyüp bu görüntüleri görünce ne diyeceği?
O çocuk o anaya minnettar kalacaktır sanırım!

-"Anne yaaa,çok sağol var ya,benim donumu indirip,bezimi çıkartıp,sıçarken videomu çektiğin ve üstüne üstlük bunu sanal alemde "bakııııın kızım nasılda sıçıyoooooo"diye yüzlerce kişiye gösterdiğin için sana ne kadar teşekkür etsem azdır,biliyon mu" diyecek
Kız-erkek farketmez ama üstelik bir KIZ çocuğuna yapıyor bu muameleyi bu anne!
Yuh hatta çüş!

İyi ki bi oğlu yok!
Yoksa zavallı çocukcaizi çıplakken oturtup iki bacaaanıda ayırıp sırıtan bi fotoğrafını koyardı ,eve gelenlere de "Hadi amcanlara göster pipini"derdi herhalde!

Bizim zamanımızda vardı ya hani erkek çocukları fotoğraf stüdyosuna götürülüp bacakları iki seksen açılıp "bakın oğlumuzun pipisi var"fotoları çektirilirdi.
Ne yani hiç mi görmediniz yada ilk kez benden mi duyuyorsunuz?
Hadi ordan!

İnsan çocuğunun kaka yapışını milyonlarca insanla paylaşır mı ya?
Çocuğunun en mahrem anlarını internetten yayınlamak nedir yaa?
Paylaşım mı?
Yoksa psikolojide başkaca bir adı mı vardı?
Ben paranoyağım evet ama bu kadarına da çüş denmez mi allaşıkına ?
Ben mi acaibim yoksa bu insana "Ayyy ne güzel sıçıyo kızınız maşallah,benimki bi böyle sıçamadı valla"diye yorum yazanlar mı?

Soruyorum.
Kim?

25 Nisan 2008 Cuma

FOTOĞRAFLARIMIZIN ÇALINMAMASI İÇİN

Neler yapabiliriz?
Anneme göre,sanal alemde en güvenli yol:Hiç blog yazmamak ve asla fotoğraf koymamak olsa da:) Esra neler yapmamız gerektiğini burada çok güzel yazmıştı.Yine sanal arkadaşım Açalya'da "Blog resimlerinizi nasıl damgalarsınız?" konusunda harika bir yazı yazmıştı.Anlayamayanları Tammo eniştemize havale etmişti.Bu yöntemle resminiz hiçbir şekilde kırpılıp,kesilip çalınamaz.
Fekat ben yine de anlamamıştım :)

Benim gibi anlamayacak olanlara şu bloglara koyduğumuz fotoğrafların üzerleri tıklanınca eşek kadar açılmaması için yapılması gerekenleri yazayım.
Fotoğraflarının üzerlerine tıklanınca eşek kadar açılmasını isteyenler okumasın!

Resmin üzerine sağ tıkla

seçeneklerle dolu pencere açılacak

Oradan birlikte aç seçeneğinden paint i tıkla

Seçtiğin o foton paintte açılacaktır

En üstteki çubuktan resim seçeneğini tıkla
Açılan pencerede 2.seçenek olan uzat/eğ i tıkla

Yatay ve dikey %100 büyüktür,

istediğin kadar küçült,

tamam ı tıkla,resim küçülmüştür.

Mesela ben genelde her ikisinide 30 yada 40 diye küçültürüm.
Yanlış birşey yaptığınızda bu yazı olsun resim olsun ctrl ve Z tuşuna aynı anda basarsan resim yada yazı eski halini alır.Ctrl Z tuşu "geri al"ın kısa yoludur.

Ctrl A=Tümünü seç

Ctrl C=Kopyala

Ctrl V=Yapıştır seçeneklerinin kısa yollarıdır. Bilgi mahiyetinde.

Bu resmi istediğin küçüklüğe getirdikten sonra kapatacağın zaman "değişiklikler kaydedilsin mi?"diye sorar kibar bilgisayar.

Evet diyeceksin heralde dimi arkadaşım!Başçavuşun eşeği bilgi vermedi dimi burda o kadar alla allaaaaa!
Hayır-İptali seçeceksen ne demeye çene yordum!

Evetttt fotoğrafımızı küçülttük.Üzerini basit yöntemle nasıl damgalayabiliriz?

Eğer bilgisayarında varsa bir resim-fotoğraf proğramı onunla da üzerine adres,isim yazabilirsin.

Mesela benim kullandığım Real-Draw adlı bi proğramdır.Adobe photoshop proğramım da var benim,çok zenginim ama o çok detaylı bi proğramdır gerek yok.
Hiç mi bu proğramdan yükleyemedin.O zaman yine paintte açıp üzerine çalındığında silinmesi için uğraştıracak birşeyleri painttede yazarsın çala kalemde olsa:)

Terbiyenize uygun olarak resminize yeni bir ad verin.Mesela:

@Bunu çalan eşektir!
@Çalma ulan hayvanoğluhayvan!
@Çaldığını biliyorum!
@Ne çalıyon resmimi lan öküz!
@Çalma ama bak çok ayıp!
@Babanın resmini mi çalıyon ayı!
@Çalan top olsun mu?
@Çalma çarpılırsın!
gibi

Evet,biliyorum hırsıza kapı olmaz ama resmi küçültüp üzerini damgalarsak bizim resimleri silmekle uğraşacaklarına başka kapıya giderler.Mesela kime?
Hani şu olayın ciddiyetinin hâla farkında olmayıp önlem almadığı gibi bunu yapanlara da çemkiren ve

:"Başlarına bu tür olay gelmiş kişiler beni bağlamaz, Onların başına gelenler illa benim başıma gelecek diye birşey yok. Kaldı ki biz ne kendi ne de çocuklarımızın por nografik banyoda yada çıplak resimlerini yayınlamıyoruz. Ama benim hayatıma ve çocuklarıma özenip benim kimliğime bürünmek isteyen biri de varsa bunun istesem de önüne geçemem. Kullansa da zararı bana ve çocuklarıma değil kendine verir. Resimleri kullanıldı diye bu resimleri çalınan kişilere ne oldu, hiç."
diyenlerin fotoğraflarına falan giderler herhalde,ne biliim ben.Hiç foto çalıp sahte hayat kurmadığım için bilemiyom yani detayını.

Bu düşünce aynen şuna benziyor:

"Herkesin evine hırsız giriyor diye benim de evime hırsız girecek diye birşey yok.Kaldı ki ben evimin içindeyim,paralarım,altınlarım açıkta falan değil,çekmecelerde,dolaplarda.
Ama benim evimi soymaya girecek bi hırsız da varsa kapımı kilitlesemde önüne geçemem.Ama illa benim evimi soymaya özenen bi hırsızda olursa zararı bana değil kendine verir(bu nasıl olacaksa)Evine hırsız giren kişilere ne oldu,hiç"
demesine benziyor değil mi?

Fotoğraflarını çalan aşağılık kişilere ne gibi bi zarar gelir ayrıca orası ayrıca komedi!
Bilişim suçlarını işleyenlerin tam fotoğraf çalarken yakalanıp,ensesinden tutulup,kulağı çekilerek şıp diye karşılarına getirildiğini ve "Bana bak annen sana başkasına ait bişeyi çalmamayı öğretmedi mi bakiim ha?Bu yaptığın çok ayıp,çok kaka bişey.Şimdi affediyorum ama sakın başkasının fotoğraflarını çalma oldu mu seni seni hııı"dendiğini zannediyor olmalı heralde!

Kardeşim sen tedbir almayıp içine en ufak kurt düşmeden,gayet kendinden emin olarak sonsuz bir rahatlıkta,garip bi güvende yaşamının her dakikasının fotoğrafını koyacaksan koy!
Bana ne!

Senin yada çevrendekilerin başına böyle birşey gelmemiş olabilir
Hatta bu tip olayları hiç duymamış olabilirsin.
Ama başına böyle berbat bir olay gelmiş kişilerle,bu olayı çok önemseyenlerle ve korkup tedbir alanlarla dalga geçme!
Biz başımıza gelen olayları yazalım da sen yapma !
Laf atma!
Ha atarsanda alırsın cevabını!

Yani sayın okur
En güzeli fotoğraf koymadan ve hayatını çok deşifre etmeden gizemli yazmak ama illa yazacak ve fotoğraf koyacaksakta tedbir diyorum arkadaşım!
Sadece tedbir almak önemli olan.
Allah akıl vermiş dimi?
Kafamın tasını attırmayın benim!

Sorusu olan?

UYARDIN AMA BU KONUDA NE YAPABİLİRİZ PEKİ?

Diye soranlar!
Birleşin ve bekleyin!

"Fotoğraflarınızın çalınmaması için ne yapabiliriz?"Konulu yazımı bekleyin!
Devamlı tıkırdatıp tıklamayın,kalbimi yaralamayın!
Yazacağımdır.

Bilgilerinize.

23 Nisan 2008 Çarşamba

BLOGLARDAKİ FOTOĞRAFLAR

Sevgili arkadaşım Esra'nın başına şu sanal dünyada bir insanın başına gelebilecek en kötü olay gelmişti:(Olay çok tatsız,çok kötü, çok talihsizdi:Başkasının Hayatını Çalmak

Sonra Esra,bu aşağılık insanlar varolsa da sanal alem sayesinde tanıdığı tüm insanları aynı kefeye koymayıp,bu adi yaratıklara,bu ciğeri beş para etmezlere meydanın boş bırakılmayacağını ispat etti:Güvenmek

Şimdi de "Uyardım uyaracağım kadar.Her koyun kendi bacağından asılır,bana ne"demeden çok önemli yeni bir yazı daha yazmış.
Onu her zaman gösterdiği bu duyarlılıktan dolayı kutluyorum. Ben de Ona yazdığım yorumumu buraya aktarıyorum ki herkesin kulağına küpe olsun:

ESRACIM

Hatırlıyor musun seninle birbir şu sahte blogları kapattırdığımız dönemi.


Bende resimli,fotoğraflı bloglardan çook hoşlanıyorum.Ama tedbirsizce,sanki aile albümüne koyar gibi büyük bir rahatlıkla bloguna bebeklerinin fotoğraflarını,videolarını koyanlara ağzım açık bakakalıyorum.İçim çekiliyor,yüreğim sızlıyor o bebek fotoğraflarını görünce.

Maalesef her ekran karşısındaki bizler kadar temiz duygularla girmiyor internete.Şu ekranın ardında hangi hastalıklı ruhlar yatıyor kimse bilemez.

Birkaç yıl önce ,halen şuan herkese açık olan bu blogumda sırf arkadaşlarım çok merak ettiği için iki kızımın fotoğrafını koymuştum.

O dönemler ki bir bloger arkadaş:"Po rno siteler için çocuk fotoğrafları çalınıyor,tavsiyem çocuklarınızın fotolarını koymamanız"demişti bir yorumunda da fotoyu apar topar kaldırdığım gibi "ben bu aptallığı nasıl yaptım Allahım" diye günlerce uyuyamamıştım.
Kaldı ki "Sanırım biri sizin çocukların resimlerini kullanıp sahte bi aile yapmış kendisine"dense blogu kapatırdım herhalde.Ciddiye almayıp "ben araştırdım sonuç alamadım,alacağımıda zannetmiyorum.Hem elle tutulur kanıt yok"diye umarsız olmamalı insan!


Böyle birşeyi hiç duymamış,şahit olmamış olabilirsiniz ama çocukca bir inat ve anlamsız bir güvenle "Hiç başıma gelmediği için bilmiyordum"dememelisiniz!

Bu konuda sizi birileri uyarıyor ve önlem almaya teşvik ediyorsa lütfen onu dinleyin!

Bazı tecrübesiz arkadaşlarınızın!
"Endişelenme canım,bunlar sahte isimler,bunlar eşek şakasıdır.Baksana,ne adres ne isim var.Hem blog blog dolaşa dolaşa sizin resimleri kullanan kişileri bulmuş hatta facebooka kadar takip etmiş !Blogspotta kaç tane bebek blogu var "demesine ve hatta uyarılarda bulunanları azarlayarak ""Siz kimsiniz yada hangi hakla gelmiş de nasıl hala daha bu kadar rahat olursunuz, nasıl resim koyarsınız gibi söylemlerde bulunabiliyorsunuz"demesine asla izin vermeyin.

Çünkü gerçek dost
"Uçsuz bucaksız bir dünya bu sanal alem,daha dikkatli ol istersen arkadaşım.Ateş olmayan yerden duman çıkmaz"derdi!

Unutmayın ki Esra da o fotoğraflarını koyarken çok rahattı "amaaaan canım,dünyada kaç tane kişisel blog var,bula bula benimkini mi bulacaklar,çala çala benim fotoları mı çalacaklar"diye düşünmüştü,tıpkı herkes gibi,hepimiz gibi:((((

Benim birde şifreli özel blogum varki 3 yıldır tanıdığım arkadaşlarımın davetli olduğu,özel anlarımı yazıp fotoğraf koyduğum halde bile her fotoyu koyamıyor,koyduğum tüüm fotoğrafları damgalayıp küçülterek koyuyorum.Şifreli bloguma bile!Düşünün!(Sahte bi gmaile davet isteyen fatma adlı sahte yemek blogerı olayından beri)

VE ASLA ASLA ŞUNU DÜŞÜNMEYİN:
"Buraya konan resimler ne çıplak ne de po rno grafik resimler.Kim, Ne amaçla kullanabilir ki??"

Bir yakınımın başına gelmiş bir olayda olduğu gibi herşey olur maalesef ve ruhunuz bile duymaz!O yakınımın evlatlarının fotoğrafları tesadüf sonucu p orno sitesinde görülmüş!!(Hikaye çok uzun, anlatmayacağım)
Kısaca:

1-Nerede görülmüş neredeee?
-İğrenç,aşağılık yaratıkların sitesi olan po rno sitesinde,bakılıp iğrenç emellere alet edilmek üzere hemde!!!

2-Pekii nerden geldi bu fotolar?
-Yakınımın hepimiz gibi tüm iyi niyetiyle koyduğu blogundan çalınmış olarak!!!

3-Pekiii dünyada o kadar blog ,o kadar çocuk fotoğrafı varken bula bula o yakınımkileri mi bulmuşlardı!
-Evet!!!!

Üstelik o resimler bazı saf blogerların dediği gibi ne çıplak ne de po rnog rafik resimlerdi!!!

Allah akıl fikir vermiş kullanalım diye

Allah cümlemizin yavrularını kem gözlerden korusun ,esirgesin ve bizlere bağışlasın.
Hiçbirimize anlatacağımız kötü tecrübeler vermesin.

Bu konuyu yazdığın için çok teşekkür ediyorum Esra!Sayende içimi dökmüş oldum!

Yazarın Notu:Bu yazıları tam Türk işi mantıkla "Bize bişşiieaa olmaz abicimm yaaa"diyen saftiriklere ithaf ediyorum!
Olmaz olmaz ama olduğu zamanda ananızın örekesini görürsünüz !!!
Ne demiş büyüklerimiz:Korkulu rüya görmektense uyanık kalmak iyidir.
Bide:Eşeğini sağlam kazığa bağla.

22 Nisan 2008 Salı

PİRİNÇTE OYNANAN OYUNU BOZABİLİRİZ

Canım S.A'dan bana gelen bir maili yayınlamak boynumun borcudur.

Arkadaşlar ,


Uluslararası para mafyası ve onların yerli işbirlikçileri paralarını pirinçe
yatırarak , çok büyük miktarda pirinç stoğu yaptı ,Türkiye'de pirinç
fiyatlarını toptan 400 bin liradan 4 milyon liraya kadar çıkarttı ,

bir süre daha stoklarını piyasaya sürmeyerek 5 ytl e çıkınca süreceklermiş .


Tüketici birlikleri bir süreliğine boykot çağrısı yapıyor. Bu stokları 1
hafta 10 gün içerisinde piyasaya sürmezlerse büyük zarar edeceklermiş ,
herkesi ay sonuna kadar , 1 Mayıs'a kadar kesinlikle pirinç almamaları
konusunda uyarıyorlar .

15 gün pirinç yemezsek ölmeyiz, ama stokçulara bu milletin duyarsız
olmadığını , aptal olmadığını , gerektiğinde tepki verebileceğini duyurmak
lazım . Ben Mayıs ayına kadar kesinlikle pirinç almayacağım , lokantada
yemekhanede pirinç pilavı yemeyeceğim , etrafımdakileri de uyaracağım .

Pirinçi 5 ytl yerine 1 ytl'den yemek istiyorum . Bu maili yayın , milletimiz
gözünü açsın artık .



Yazarın Notu:Şimdi bizim öyle tuhaf bi milletimiz var ki.Birşeyi "boykot edelim"diye ne kadar çağrı yapılırsa bok var gibi ona hücum ederler.Bi ara fransız mallarını da protesto etmiştik,en basitinden "danone almazsak ölmeyiz" demiştik,o dönem marketlerde danone yok sattı anasını satiim.

Şimdi de millet savaş çıkacak gibi hiç almadığı kadar pirinci alacak evine,lokantalarda "görmedik görgüsüzler"gibi pilav isteyecek!Peeeee.


Hadi bakalım bu boykot ne kadar ses getirecek göreceğiz eyy çılgın Türkler!
Ben bulgura da pirince de ara verdim.Yaz geliyor hem ayol.Yemeyin bi müddet gebermezsiniz!Alla allaaaaaa!

21 Nisan 2008 Pazartesi

ULAN BEBEĞİMLER, GÖNLÜNÜZÜ ALAYIM

"Bebişimmmm"adlı yazı konuma takık amma da çok kişi varmış."AntiBebeğimciler Timi"için hayli adamımız var artık:)Bu tanımlarla sağa sola hitap edenler kızdıysa ne yapalım artık.Sözümüz meclisten dışarı diyek.Hadi bakın şu gerçek"bebek"lere de keyfiniz yerine gelsin:) YİNE SABAH OLDU İŞE GİTMEK ÇOK ZOR. EMEKLİ OLMAYA DAHA ÇOK VAR






SUS ŞEKERİM KİMSE DUYMASIN SKANDAL VALLAHİ




ŞÖYLE BİRAZ KİLO VERSEM İYİ OLACAK




ISLIK ÇALAYIM BARİ,VAŞŞŞ YAVRUM HEPSİ SENİN Mİ?




KARICIM VALLAHİ İŞYERİNDEYDİM TOPLANTI VARDI





YOK VALLAHİ İÇMEDİM DE KARICIM SENİN İKİZİN VAR MIYDI?MERHABA BALDIZ BEN ALİ


ABİ BU POZUMA KIZLAR HASTA OLUYOR AMA ÇOK ŞİRİNİM YA





AY ÇOK DUYGUSAL FİLMDİ ADAM SONUNDA ÖLMESEYDİ YAA


OFFF MİGRENİM TUTTU YİNE YAAA




ŞUBAT AYINDA BU NE SICAK KÜRESEL ISINMADAN OLSA
GEREK




İÇİMDE BİR SIKINTI UZAKLARA DALIP GİDİYORUM HAYIRDIR İNŞALLAH




ADAMIN ASABINI BOZMAYIN LAN DAĞITIRIM(Biyo'nun bebekliği:))




UZAK DOĞU DÖVÜŞLERİNDE ELLERİ KULLANMA ÇOK ÖNEMLİDİR BAKIN İŞTE BÖYLE YAPACAKSINIZ ÇEKİRGELERİM




ÇOK GEÇ YATTIM UYKUM VAR GÖZLERİMİ AÇAMIYORUM
KIZLAR GÖRMESİN KARİZMA YERLE BİR OLUR




İÇELİM GÜZELLEŞELİM YARASIN ABİ




KİM UYANDIRDI BENİ,KUMSALDA KIZLAR BANA GÜNEŞ YAĞI SÜRÜYORLARDI YAA!




AYŞE KIZZZZZ GEL SIRTIMI KESELE




ŞİMDİ HAYAL KURUN.HERŞEY ÇOK GÜZEL OLACAK BİRGÜN,HAYAL BU YA:))))

18 Nisan 2008 Cuma

BEBİŞİMMMMMM

Bebiş kelimesine gıcık olanlar!
Birleşin!
Başı ben çekecem.Çünkü ben gıcık oluyorum!
Bebişe "bebiş" denmesinden daha çok, eşşek kadar heriflerin yada karıların birbirlerine "bebiş","bebişim","bebeğimm"demesine gıcık oluyorum!

Koskoca bir erişkinin karşısındakine "cicimm,bebeğimm,şekerr,muhallebiii,sütlaç,şekerim"demesinin nedeni ne olabilir ki!
Bu ne biçim bir "beni sev,hep beni sev,en çok beni sev"ciliktir!"
Bu ne biçim bir"en samimi benim,en içten benim,ben ben"ciliktir!
Bu ne biçim bir yalakalıktır!
Bu ne biçim bir vıccık vıccık yağcılıktır!
Bu ne biçim bir "çocukluğumuza dönelim"ciliktir!
Bu ne biçim bir bana dokunmayan yılan bin yasasıncılıktır!
Bu ne biçim bir lakaytlık,gayriciddiyetsizliktir kaaardeşim!

Bi siz sevişgensiniz dimi!
Bi siz sevip,en güzel cümlelerle hitap edersiniz!
Biz bilmiyoz güzel kelimelerle sevmesini dimi!

Hatta "bebiş"den daha çok kocasına "kocişşş" ve "kocişkoo"diyenlere kılım!
Çok eskiden kocişko diye yazardım blogumda,mahsus,biri gelip yorumlarda:"kocişko da neymiş be"desin diye,hır çıkartmak için aranırdım yani,çok belalıydım eskiden.Kaç leşim vardı unuttum.

Ah bide kocalarına "goncam" diyenlere uyuzum ben.
Gonca ney lan!
Erkek adamdan Gonca mı olurmuş ulen?
Gonca denen enişteler gözümün önüne fatih ürek kıvamında geliyor,eli oynatarak, kırıta kırıta konuşurlarmış gibi.
Yazık yaaa.
Aslan gibi adamlar oluyorlar Gonca!

"Karıcığım"kelimesinden de hazetmem ben!Aldatan herifin"Açıklayabilirim karıcığım" kıvırtması gibi gelir bana.
Hele kocam benden "hanım" diye bahsederse bozuşuruz ki asla böyle kıroluk yapmaz koçum.
"Hanıma bi sorayım","Bizim hanım evde","Hanımla çarşıya gittik""gibi.
Iyyyyh illetttt olurum!
Ben de ona “beyim” demem.
"Bizim bey gelecek","Bizim bey yaptı”,"Bizim bey pek sever"
Ne beyi , Bolu beyi mi anam!

Yıllarrr önce karşılaşmamak için çok uğraştığım bir lise arkadaşımla karşılaştım.Mal kız direkt kocama bakıp:
-"Aaaa beyin miiii?"diye sordu!
Kocam da hazır cevap:
-"Hayır, omurilik soğanı!"dedi.

Bide evde birbirlerinin gözünü oyan,ana avrat küfür ederek yüz göz olmuş ama başkalarının yanında "gülüm,böceğim,çiçeğim,zevcem,aşkım,sümbülüm,manitam,kanaryam,koca memeli anam" diyen çiftler vardır.Ki ben bişey demiyorum.Allah acısın onlara!
Bu riyakârlık bi yere kadar gider zaten.Bi müddet kandırırlar"kendilerini".Sonra ya mahkemede ya hapishanede soluğu alırlar.

Haa bide başkalarının yanında birbirlerine "Fatma Hanım,Ahmet Bey" ,"Alır mısınız?","Verir misiniz?","Bakar mısınız?","Siz bilirsiniz" diye hitap eden çiftler vardır ki onlara da ayrıca uyyuz olurum.
Hemen aklıma pislik gelir.Şimdi bunlar yatakta tamam mı........
Off bi hikayem vardı ama vıp kişilere yazdım bunu hahhahhaa.Şansınıza küsün!

Ne diyorduk.
Hah:Kociş!
Evet ne sinir yaa.Şimdi ben erkek olsam ve karım bana seslense:
-"Kocişşşşşş,kocişimm,kocişkomm"
Anam!Üstüne bide bebek takliti yaparak,o "bebekmiş gibi" sesiyle mıymıymıy konuşacak benle şımara şımara!
Allaaaaaah!
Uçarak kafa atar,sonra da karıyı balkondan aşşaa sallarım allama!

Haa bide OĞLUŞ varrr! Iyyyyyyk!
O oğluşlar yarın büyüyüp KOCİŞ oluyorlar
Ve daha sonra bi KARİŞKO bulup BEBİŞ yapıyorlar.
Allahın cezaları!!!

(Elleşmeyin.Pimi çekilmiş bomba gibi dolanıyorum ortalıkta.Çok huysuzum bugün,çook!)

16 Nisan 2008 Çarşamba

GÜLÜMSE

GÜNÜNÜZ KÖTÜ MÜ BAŞLADI?

DERT ETMEYİN.

BUNU İZLEDİĞİNİZDE GÜLÜMSER VE MUTLU OLURSUNUZ.

İŞTE HAYAT ASLINDA BU KADAR KÜÇÜK VE BASİT MUTLULUKLARLA DOLUDUR.

ÖNEMLİ OLAN FARK EDEBİLMEK VE FARK YARATABİLMEKTİR.

Yazarın Notu:Nooldu lan bana!İçime İclal Aydın mı kaçtı ne?Bu ne böyle huleynnn!Ne naif,ne duygusal bi yazı bu!Cıkcıkcıkkk.Hiç yakışıyomu kılıçla adam doğrayan eli maşalı Biyo'ya.
Neyse bugünde böyle olsun bakalım.Hadi izleyin olm ve mutlu olun.Gerçi ben finalinde çok ağladım (tamam yalan söyledim) Gözlerim doldu sadece yani boş bulundum:D

İzlerken sizinde gözleriniz dolar ve duygulanırsanız bilin ki "Siz de az manyak değilsiniz".
Tuttum sizi.
Yok eğer filmi öküz gibi izleyip bitincede"Eeee bu muydu yani!Ne bu şimdi"derseniz hakkaten davarsınız demektir!Bıraktım sizi.

Hem ben ne diyorum yıllardır:
HAYAT KISA İYİ YAŞA.
Tıklayın izleyin,adamı hasta etmeyin!

15 Nisan 2008 Salı

YANIK HATÇALAR BURAYA !

Şimdiye kadar hiç yanmamışlar!
Az yanmışlar!
Daha önce yandığını unutmuş olanlar!
Birleşin !

Önce bi alttaki "Yaşam Koçu Biyo"yazımı okuyun ve beni dinleyin!

1-Çaydan en çok yanan millet olma özelliğimizdendir ki her Türk evladının bir"Çayla yanma,haşlanma"anısı vardır.Tepemize bir çaydanlık devrilmesi halinde bile çaydan vazgeçmememiz,hâla çaya olan tutkumuz ve bağlılığımız ise taktire şayandır.Yada mallıktır!

2-O yüzden elinizde çay kupasıyla yada çaydanlıkla gelirken ev halkına:"Elimde çaydanlık varrr!Geliyoooom,koşmayın sakınnn,gebertirimmmm!!"diye bağırın!

3-Bazıları da patates-biberi-patlıcanın yanına çok yakışacağını düşünerek narsist bi yaklaşımla akşam yemeğinde kendilerini kızartma yapmaya çalışırlar.Ben o kadar narsistimdir ve sakarımdır mesela fekat kızgın yağla hiç kendimi kızartmaya çalışmadım çok şükür(gerçi bi bu kaldı ama).Kendimi canım çekmiyo değil aslında,off sarmsaklı yoğurtla da çok iyi giderim lan,üstüme domatesli sos.Ama almayım.Malum:Rejim!

4-İster çayla ister kahveyle ister suyla yanmış olun üzerinizde kot varsa boku yidiniz.Islak kot çok zor çıkar.Bayansanız ve pantulunuz bide düğmeliyse açarken tırnağınızı kırmamaya dikkat edin!

5-Erkekseniz ve fermuarlı bir pantulunuz varsa o panikle pipiyi fermuara sıkıştırmamaya çalışın!Pipi başı,kapana sıkışmış fare gibi oradan öööyle bakar durur mal gibi!Küçükkene erkek kardeşim sıkıştırmıştı da,pipi denen şeyi"fermuarın arasından bakan bişii olarak"hayal ettim.İşte,sapıklığım da tam o tarihlere denk gelir.Meğer o,buz dağının görünen kısmıymış!!

6-Yanık bölgeye asla buz konulmaz.Zaten yanarak hassaslaşmış deriyi birde buz yanığı yaparsınız ki bu çok fena bi durumdur! Tamamen mallıktır!

7-Yanık bölgenizi en az 10-15 dk. soğuk suya tutun!Eller, ayaklar, parmaklar,pipiniz gibi bardak,kova gibi şeylere sığabilecek uzuvların yanıklarında su ve suyun içine birazcık küçük buzlar konularak el,ayak,parmak veya pipinizi o suya sokun.Yanan uzuv götünüz ise artık malın büyüklüğüne göre leğene yada küvete oturun!

8-Yanığın boyutunu az zannetme angutluğu yapmayın ve yanan yeri,derecesi ne olursa olsun devamlı suya tutun!

9-Yanan yere hemen çiğ patates rendeleyerek hiç değilse kesilerek konulduğu da iyi gelen efsaneler arasındadır.Patatesi kızartarak koyanlar varsa ki ben o öküzlere bişey demiyorum artık!

10-Bu ilk suyla soğutma müdahalesinden sonra umarım evde her acil duruma karşı merhem,krem,ilaç bulunduran tedbirli bir insansınızdır ve evde yanığa karşı kremler mevcuttur!Gülümseyin ve kendinizle gurur duyun!

11-Tamam şımarmayın!Hemen "Silverdin ve Anestol"karıştırılak bolca( yanık kısım görülmeyecek kadar )yanık yere sürülür.Deri iyice emene kadar müdahale edilmez.

12-Fucidin enfekte olan durumlarda veya önleyici olarak kullanılabilir.Bepanthen bölgeyi nemlendirmek için mükemmel bir seçimdir,ama ilk gün sürülmesi önerilmez.

13-Sakın "Çok şişti bunlar,gerdiriyor,canım çok yanıyor"diye oluşan su keselerini kolonyalı iğneyle kocanıza patlattırmayın!Manyak mısınız siz!Mazoşist misiniz yada!

14-Yarada oluşan su kesecikleri patlatılmaz.Patlayanlar olursa müdahale edilmez, deri kopartılmaz.İncelen deriden dolayı yaranın enfekte olması kolaydır.Bu yüzden antibakteriyel bir krem kullanılmalıdır.Bu durumda Bactroban iyi bir seçimdir.

15-Yandığınızın 2.günü gereksiz yiğitlik yapıp"Canım Allah beterinden korusun,bu kadar şeyle işe gidilmezmiymiş hiç"deyip bok var gibi işe gitmeyin!Canınızın kıymetini bilin!

16-Yanığın devamlı merhemlenmesi ve havadar durması gerekmektedir çünkü.Ha eğer işyerinde eteğinizi göbeenize çekip merhem sürebilecek ve havadar bırakabilecekseniz vede iş arkadaşlarınıza götünüzü göstermeye çok meraklıysanız işe gidin.

17- "Yok aman,görmesinler götümü başımı"derseniz adam gibi rapor alıp oturun evinizde!Can bu ulan!Kaç tane yedeğiniz var sanki!

18-Yazın vıccık vıccık sıcağında yandıysanız anam anam o zaman boku tam yidiniz!Allah kurtarsın!

19-Yanan yaranın iyileşmesi sizi rahatlatmasın!Yanan yerin güneş görmemesi önemli.Yazın güneşlenirken yanık bölgeye biraz daha yoğun bir güneş kremi sürmeyi ihmal etmeyin!Hatta camış gibi yatıp güneşlenmeyin!Bok mu var!

20-Sakarlık potansiyeli olan bir insansanız bu konunun uzmanlarının!(Bkz:Biyo)dallama ama çok möhim önerilerini dikkate alın!Fakat ana haber bülteni gibi daha ciddi bilgi isterseniz, buraya tıklayın.Tedbirli olun!Akıllı olun,canımı sıkmayın!

21-Benim yaptığım salaklıkların hiçbirini yapmayın diye tecrübelerimi buraya aktardım.Kıymetimi bilin!

22-Önce yavrularınızın sonra da sizlerin hiç yanmamanız dileğiyle kazasız belasız günler dilerim.

23-De hadi!Yallah!

14 Nisan 2008 Pazartesi

YAŞAM KOÇU BİYO

Kilo vermek istiyorum diyenler!
Yaza fit girmek istiyorum diyenler!
Yaz geldi gelecek!Kilolarımdan kurtulmalıyım diyenler!
Rejim yapamıyorum,ne bok yiyim diyenler!
Birleşin!


Sevgili okurlar ve sayın şişkolar!Yaşam koçunuz Biyo'nun tavsiyelerine kulak verin

1-Ömrünüz boyunca hıyar-kepekli ekmek ve tavuk göğsü yemeyecekseniz asla rejim yapmayın,adamı hasta etmeyin!

2-Yediğiniz porsiyonları azaltmakla işe başlayın!

3-Bol su için!

4- "Az herzaman çoktur"ilkesini benimseyin ve hergün en az yarım saat yürümeye çalışın.

5-Tamam haftada 3 gün 1 saat olsun.

6-Çıkamıyor musun?O zaman evde basit jimnastik hareketleri falan yapsan! Zaten kış boyu kömüş gibi yayılıp kalıbı dinlendirdin!

7-Gözünüz bir yiyecekte kalıyorsa direnmeyin.Yiyecekle inatlaşmayın!Bi parçacık atın ağzınıza ve tadını çıkartın.Nihayetinde bir parçada ağzınızı tatlandırmaya yetecek, koca bir tabakta.Sonra saldırmamak için azı tercih edin!

8-Öküz gibi yeyip çok kaçırdığınız bir gün olursa allah belanızı versin!Tamam vicdan azabı duyup pişman olmayın!Yediniz bi bok,ne yapalım!Ertesi gün "U dönüşü"yapın ve kontrollü beslenmeye devam edin.

9-Verdiğiniz gramları asla küçümsemeyin.Mesela:"Ayy olamaz yani 250 gramcık mı vermişim yaa!"demeyin!Ne yani iki gün yemediniz diye 2 kilo vereceğinizi mi sandınız!

10-Küçümsediğiniz o 250 gramcık,"bir paket sanayağı kadar bir yağın vücudunuzu terkettiği anlamına gelir".500 gram ise iki paket sanayağı kadar yağın sizi terkettiği anlamına gelir.Bunu böyle böyle uzatabilir ve sizi ifrit edebilirim kafamı bozmayın!İstikrara devam edin!

11-Hergün kondisyonunuza göre 10 yada 30 sayıyla başlayıp hergün 1 yada 5 artırarak mekik çekin!

12-Unutmayın kışın doldurduğunuz işkembeniz ancak mekikle gider.Sadece rejimle hâla elinize gelen ama içi boşalmış işkembeniz olur!Mekik şart!

13-Şu 5'li çay zamazingosonu duymuşsunuzdur.Her sabah hazırlayın ve için!

14-Tarifi gogıl abide var ama yazayım yinede:1 lt kaynamış suya kekik,biberiye,funda ve mate çayından bir tatlı kaşığı,yeşil çaydan 2 tatlı kaşığı koyun,yarım saat kaynar su içinde(asla kaynatmadan)demleyin ve tüm gün boyunca için.Çişinizden bile yağ çıkıyor valla.

15-Hazırladığınız bu 5'li çayı,"hepinizden önce ben zayıflayım"diye cinlik yapıp,"yağlar çabuk erisin" diye direkt bacağınıza dökmeyin!Yanarsınız!Çünkü o çay bacağa dökülmeyecek içilecek.İçin!

16-Ama çayı varsa termosta yapın.Bu çayı cam bir sürahide yapacaksanız sürahiyi soğuk mermere koyup kaynar suyu da sürahiye lapbadanak koymayın.Yoksa güüüm diye patlıyor !

17-Haşır haşır kaynattığınız kapkaynar suyu,sürahinin patlayacağını tahmin ede ede altına havlu-bez-gazete ve camın içine demir bir kaşık koymadan asla horşşş diye cam sürahiye birden dökmeyin!

18-Hadi kaynar suyu soğuk mermerdeki cam sürahiye horşş diye avanakça boşaltıyorsunuz o zaman mutfak tezgahına bok var gibi yapışma salaklığı göstermeyin!Geride durun!Çok geride!

19-Hadi geride durmadınız o zaman o cam sürahi kaynar suyu yiyince "güüüm"diye patlayacak,kaynar suda üzerinize boşalacaktır.Feci yanacaksınız,kaçış yok!Hiç olmazsa etrafa saçılan cam parçalarından korunun!Kesilirsiniz!

20- "5'li çay gazilerine"ilk yardım az sonra!Anam siz soğuk suya neyin girin,ben geliyom!

10 Nisan 2008 Perşembe

AYAKKABI NUMARANLA YAŞIN NE İŞ BABA!

Ayakkabı numaranızla yaşınızın ne alakası olabilir?
Bakın ve görün!

Ayakkabı numaranızı 5 ile çarpın.
Çıkan sonuca 50 ekleyin.
Çıkan sonucu 20 ile çarpın.
Çıkan sonuca 1007 ekleyin.
Ve son olarak doğum yılınızı çıkarın.
İlk iki rakam ayakkabı numaranız, son iki rakam yaşınız.

Nassılım :D
Yok beee,ben bulmadım.
Nerde bende o matematik zekası!
Hem çarpım tablosunu bile bilmeden üniversite bitirdim ben biliyonuz mu?İlkokulda da hep silgiyi sıranın altına düşürür yırtardım sözlülerden.Ortaokulda örtmen kötü talihle tahtaya kaldırırsa bayılma numarası yapardım.Bi ara cidden saralıyım sanıyodum lan kendimi.O kadar iyi numara çekiyodum yani.Lisede ise parmakla sayarak sonucu buluyodum.

6 kere 6 yı süper biliyom ama bakın.Çünkü tekerlemesi vardı bunun:
6 kere 6 36
Babamın bıyığı yolda kaldı
Çöpçü aldı götürdü
Babam bıyıksız kaldı

Nassılım :D
Heee bide 2 leri ve 5 leri sorun,sular seller gibi şakır şakır cevaplarım.Ama 6 kere 7 desen çuvallarım.Hele 8 kere 9 desen zıçarım.

"Bu kadar numara çekene kadar oturaydında ezberliyeydin ya"demeyin oyarım!
Hesap makinesiyle yada parmak hesabıyla ulaşacağım bir sonuç için beynimi(beyin??)gereksiz bilgilerle doldurup çöplüğe çeviremem ben.
Siz çarpım tablosunu ezbere biliyonuz da nooluyo!Hıh!

8 Nisan 2008 Salı

O ZAMAN BEN BİLGEYİM LANNN :)

ODTU Felsefe Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ahmet İnam'la röportaj

- Hayvan dergisine verdiğiniz beyanatta: "Bilge dediğin fırlama olur demişsiniz." Bu görüşünüzde ısrarlı mısınız?

Gayet ısrarlıyım, hatta bu görüşümü daha da ileri götürdüm, bilge dediğin hem fırlama olur, hem de puşt olur diyorum. Bilge, hayatın bütün hazlarının ardından koşar ama o hazların hiçbirinin dangalağı olmaz. Serserilerle konuşur, berduşlarla arkadaşlık eder, bir sürü dedikodunun farkındadır, magazinleri izler ama bulaşmaz.

Günde on beş dakika televizyon izler ama sonra genellikle evleri iki katlı olduğundan yukarı çıkar, Mevlana'yı Farsçasından okur, yatmadan önce iki bardak şarap içer. Bilge adamda hem sokakta süren hayatı yaşayabilme yeteneği ve gücü vardır hem de o hayatın dışına çıkabilme cesareti. Yani bilge insan, hayatın içindedir.

Leman'ı, Penguen'i okuduğu zaman esprileri anlar, mel mel bakmaz. Yani ben bilgeyim, bu adamlar ne biçim espri yapıyor, çok ayıp demez. Son çıkan küfürleri bilir. Yeni küfürler üretir. Yaşamdan tat almayı bilir ama bunu hiçbir zaman ayağa düşürmez.
Ayağıyla yaşadığı yaşamı, yukarı çeker.

O küfür ettiği zaman, küfür onda besmele gibi bir şey olur. Bizde bilge, yerinden kalkmaz, aksakallı, yemek yemez, çişi gelmez biri olarak bilinir. Oysa bilge dediğin doğal gaz kuyruğuna girer, sırasını kapan olursa kavga eder, gerekirse karakolluk olur.

Bu tanıma göre bilgelik, akademisyenlikle pek örtüşmüyor. Akademisyenlik kötü bir iş. Bilgeliğe aykırı, otuz yıldır millete not veriyorum, kusturucu bir şey, bıktım anasını satayım, hepinize sıfır diyeceğim bir gün. Ya da hepinize yüz, ne fark eder. Bilgelikle akademisyenlik arasında bir ilişki olabilir, o da yaşı 18-20 olanlarla sürekli bir arada olmaktan kaynaklanan bir şey. Bu avantajı kullanırsanız, yeni kalabilirsiniz.

Yazarın Notu:Ahmet Hocam büyüksün:)Röportajın tamamı için buraya. Mutlaka okuyun derim.

7 Nisan 2008 Pazartesi

İZLEYİN ,BİR DE TEMİZLEYİN

KADIN ERKEK MEYDAN MUHAREBESİ izleyin:)

Haa bide bilgisayarının ekranı leş gibi olmuş ulen pasaklı.
Al da şunu temizle bari! Pissss!

4 Nisan 2008 Cuma

ANNELERDEN BİRŞEY KAÇMAZZZ

Mehmet ile Handan öğrenci olup, aynı evi paylaşmaktadırlar. Bir gün Handan ve Mehmet, Mehmet'in annesini yemeğe davet ederler, Mehmet'in annesi akşam yemeği süresince Handan'ı uzun uzun süzer ve aslında Handan'ın çok alımlı ve güzel bir kız olduğunu, acaba aralarında ev arkadaşlığından daha ileri bir boyutta
bir ilişkinin mevcut olup, olmadığını merak eder.
Mehmet annesinin aklını okumuşcasına dönüp annesine der ki:
-"Ne düşündüğünü biliyorum ama emin ol ki sadece ev arkadaşıyız,ötesi yok."

Akşam yemeğinden sonra Mehmet'in annesi evine döner.
Aradan geçen bir iki gün sonra Handan der ki:
-"Mehmet, annen bize yemeğe geldiğinden beri gümüş çorba kasesini bulamıyorum."

Mehmet yanıtlar:
-"Annemin almış olabileceğini tahmin etmiyorum ama ben yine de kendisine bir mektup yazayım."
Oturur ve yazar:

"""Sevgili Anneciğim,
Gümüş çorba kasesini sen aldın demiyorum, ama almadında demiyorum. Fakat konu şu ki: sen bize yemeğe geldiğinden beri gümüş çorba kasesi kayıp.
Sevgiler oğlun Mehmet.

Bir hafta sonra Mehmet'in annesinden mektup gelir:


"""Sevgili oğlum
Handan'la yatıyorsun demiyorum, ama yatmıyorsun da demiyorum.
Fakat konu şu ki:
Handan kendi yatağında yatıyor olsaydı, gümüş çorba kasesini çoktan bulmuş olurdu.

Sevgiler annen.


Biyo'dan Dipçik Notçuk:Bir oğlum olsaydı Mehmet'in annesi gibi yapacağıma emin olanlar parmak kaldırsın hahhahhaaaa

3 Nisan 2008 Perşembe

CANIM PAÇOZLARIM,KIYAMAM BEN SİZEEEE

Ya son günlerde size çok mu yüklendim ne canım düdüklerim:( He?
Herkes herkesi merak ettiği için bu tükürdüüümün bloglarını okuyor,başka işe ayırmadığımız zamanı buraya ayırıyoruz ya zaten.
Biliyorum siz de beni çok merak ediyorsunuz.O yüzden işi gücü bırakıp o gece "var mısın yok musun"yarışması için ekrana yapıştınız.
Bazılarınız mal gibi bitene kadar seyredip,"Lannn Biyo bu Acur olmasın sakınnn"diye teorilere varmış,kocasına başka kanal açtırmadığı için dayak yimiş,annesine bindir gece bayıltan dizisini izletmediği için küfür işitmiş ve sonuçta bana kızmış,kırılmış.
Kıyamam kıyamaaammm.

Hadi uçun şimdi.Naş!

2 Nisan 2008 Çarşamba

DÜN AYIN KAÇIYDI PAÇOZLAR !

A benim paçozlarım,
A akıllı geçinen saftoriklerim...
A cin görünümlü modifiye şeytanlarım
A fikirsiz Fikriyelerim

Siz Biyo’nuzu hala tanımadınız mı?
Ben size adımı bile demez iken,şuracığa leopar gözü yerine bir fotoğrafımı bile koymaz iken kalkıp “Heyy Millet!Televizyona çıkıyorum niaaaagghhhh”diye davul zurna ile ilan eder miyim hiç!
Hadi şifreli blogumdaki VIP sazanlarıma dedim diyelim, pekiii bu açık saçık blogumda bunu açıklayacağımı nasıl düşünürsünüz sizi düdük makarnaları!

Ay arayan soran ve beni mail yağmuruna tutan hayranlarıma teşekkür ederim.
“Niye şimdiye kadar hiç sesiniz soluğunuz çıkmadı huleynn!
Şöhretin gözünü seveyim ulan.Paranın kokusunu aldınız dimi hergeleler siziii!Kazandığım paracıklardan zırnık koklatmam be! “yazdım:)Eğlendik,en azından ben çok eğlendim:)

Dün gece bu yarışma reyting rekoru kırdıysa Acur sanmasın ki kendi yüzünden.Millet beni görmek için ekrana kilitlendi.(Sallama be Biyo,en fazla 400 kişi eklemişsindir)

Bazılarınıza kıyamadım,akşam beni rahat rahat izlemek için bebelerini dövüp erken yatırmasınlar,kocayı kaaveye postalamasınlar felan diye daha fazla kıvrandırmadan hemen “bugün ayın kaçı?”diye söyleyivirdim şakayı.
Zavallı ebem Şükriye teyze.Dün kulakların çok çınladı,beni affet:)

Ama bakın paçozlarım aslında ilk 1 Nisan şakamı”Tayyibim gözün aydın.3.ye hamileyim”başlığıyla hamileymişim gibi bi yazıyla yapacaktım.Sonra düşündüm(evet bende düşünebiliyorum lan.Valla)
dedim:
-”Ulan şimdi Allaan gücüne gider,şakasına bi bakarsın üçüz hatta beşiz neyim veriverir, toplamda 8 bebeyle ülkemin genç nüfusuna iyi bir katkıda bulunur ve dertli kardeşimi çok sevindiririm amaa ben de ebeminkini görürüm.Hem doğuran varr doğuramayan var hem de annelikle, bebekle şaka olmaz!” deyip vazgeçtim.

Hazır gündemde var mısın yok musun varken dedim "erken katılmış olayım yarışmaya".Pteside"Ay bişii diyecemde diyemiyom,kendimi zor tutuyom"diye ayak yapıp şakanın alt yapısını hazırladım.Oldu bitti:)

Evet yarışmaya başvurdum ama cartdadanak seçileceğim nasıl mümkün olsun a şaşkın ördekler?Eleme şartları o kadar uzun ve zor ki bi tek kaf dağından peri kızının idrar tahlili ve korkunç devin tırnağını kesip getirmemizi istemiyorlar yani düşünün!

Gerçekten seçilirsem zaten ruhunuz duymayacak.”Yalancı çoban”a dönmemek için bidaha nah haber veririm size!
Ha siz kendi zekanızla fark ederde beni izlermişsiniz o zamanda bana ne!

Dün yarışmada 17.kutu ile yarışan Kübra'yı ben zannedenler!
Uleyn o 88 doğumlu bebecikte bu yazıları yazacak göz var mı allasen?Korkudan tirtir titredi kuş gibi yavrucak.
Evet çok güzel,çok tatlı kız, evet benim gençliğimi de çoook andırıyor ama o tazecik bi salatalık ben tohuma kaçmış bir hıyarım hahhahhaaaa
Hem ben bi başkayım canımmm.Bana kimseler benzemez.Bu Biyo'dan bir tane var,başka yok millet(Valla iyi ki de öyle,birine zor tahammül ediyoruz zaten,birkaç Biyoyu daha hiç çekemeyiz,allah korusun, cıkcıkcıkk)

Ey gidi saf kayısı hoşaflarım benim!
Bu bir Nisan size kapak olsun emi!
Her yılın 1 Nisanında İstinye parktaki şu lüks "istinye masa lokantasında"buluşalım.

Size sazan ısmarlayacağım.Hahhahhahhaa


1 Nisan 2008 Salı

DAHA FAZLA DAYANAMIYCAM

Hayır daha fazla dayanamıycamm niaaagghhhhh!Yazıyorummmm!!!

Yani ama öncelikle size aşkolsun paçozlarımmmmm:(
Bide ilk size haber verdimdi dimiiiieeaa!

Var mısın yok musundaki yeni yarışmacılara hiç mi dikkat etmiyorsunuz ha!
"Bunlardan biri bizim Biyo'mudurrrrr"
"Biyo yarışmaya katılsada neden yazılarına ara versin kiiiii"
"Bissürü yeni yarışmacı var,hangisi Biyo'durrrr"diye bakiim ha!

Aslında size kızmıyorum.
Hadi siz farkedemezsiniz,paçozsunuz.
Ya VIP kişilerime ne demeli!!
Yolda görseler tanıyacak kadar biliyorlar beni.
Eh ama ulan vıp kişileri.Vıp dedik bağrımıza bastık bi tanımadınız beni!
Şimdi yolda imza isteseniz yüzünüze bakmıyciyim!

Yarışmada daha yeniyim,tutukluğuma bakmayın.Ne açılacam ne açılacam dahaaa hele bi ısınayım,Acurla kaynaşayım da görün o zaman siz beni.

Haa bide,bana nazar mazar değdirmeyin paçozlar!
Dünyanın parasını döktüm kıyafetlere!
Mağazaların giyim,ayakkabı taksitlerini çıkartacak kadar kazansam fit olurum ben be.
Mavi kutu için 10dan geriye sayarken aranızdan hasetlik edip ,sırf gıcıklığına ileri sayanı oyarım bilmiş olun!

"İyi de hangi yarışmacı sensin Biyo?"derseniz.Cevap veriyorum:"Eh onu da bi zaamet siz buluverin"Hahahhahhahhaaaa
Sadece bi ipucu:Selin'in yarıştığı pazar benim ilk gecemdi.Selin ilk beni açtıracaktı ama sonra vazgeçti.En sona bıraktı ve en küçük maviyi ona ben açmıştım ;)

Ohh beaa! Yazmasam şişecektim resmen!

AZ HERZAMAN ÇOKTUR :)

Bostancık köyü çocuklarının "çocukluk,öğrencilik anılarında"harika ve çok özel izler bırakacak iki büyük yürek!
Helal olsun size!Yolunuz açık ve aydınlık olsun!
Buyrun Okulumuza:)

KENDİMİ ZOR TUTUYOM

Ya aslında ben size bişey yazcam yazcam yazcammmm
amaaaaa
kocam:"Nasıl olsa öğrenirler""diye,
annem:"Aman kızım boşver,nazar mazar değer"diye,
babam:"Gereği yok yavrum"diye,
ablam:"Bırak onlar farketsinler"diye,
kardeşim:"Ne gerek var yazmana,çok saçma"diye beni engelliyorlarrrrr.
????????????????????????????????????????????
Bense ölüyom yazamıyom diyeeee!!!!!!